Halbuki, O Akşam Orada Olmayı Hiç İstememiştim

Sheraton Qubbe

O akşam orada olmayı hiç istememiştim.

Kalabalık ortamları seven biri olmadım asla, hele ki birbirinden aslında hoşlanmayan bir sürü samimiyetsiz insanın eğleniyormuş gibi yaptığı kalabalık ortamlardan nefret ettiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Düğünleri de bu yüzden sevmem, doğum günü partilerini de… Bu davet benim için bunlar gibi bi organizasyondu. Kimseyi tanımadığım, tanıdığım biri de olsa muhtemelen sevmediğim fakat incelik olsun diye, orada bulunmamın hatırına gülümseyip, dinliyor gibi yapıp, ilgili gözükmem gereken bir etkinlik, korkunç bir zaman kaybı olacaktı.

Bir saat durup kaçacaktım. Bir saat katlanabilirdim bence.

Eski bir tanıdıkla karşılaştık, biraz sohbet.

Sabaha karşıydı eve gittiğimde.

Çok önemsemedim de aslında, denk geldik, geçti. Bir daha kim bilir nerede karşılaşırdık, belki de karşılaşmazdık.

Öyle de olmadı. İki gün sonra yine görüştük, ertesi gün yine, sonra yine…

Hayatımda öyle bir noktada ki şimdi, herkes gitse, O kalır. Dostum, sevgilim, çocuğum, arkadaşım, abim, her şeyden bir parçam oldu.

Halbuki, o akşam orada olmayı hiç istememiştim.

Hiç tahmin etmediğim bir anda, aklımın ucundan geçmeyen biri girdi hayatıma. Bir şekilde etrafında dönüyor şimdi dünyam. Kızdım, kırıldım, üzdüm, küstük, barıştık, güldük, kavga ettik. Bir sürü şeyin ardından; ne gelirse elimden yapayım istiyorum, ne yaparsa kabulüm.

Ne olursa olsun gitme, hep olduğun yerde kal, her şeyden bir parçam.

1 Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.