Kenarındayım Her Şeyin

Berrin Köknar

Kenarındayım;

Her şeyin.

Kalabalık. Çok kalabalık ve ben kenardayım.

Tüm bu kutlamanın ve coşkunun uzağında ama bir yandan tam ortasında yarım ağız… Havai fişekler patlarken yokluğundayım göklerdeki coşkunun.

Her şeyin dışındayım.

Dans ederlerken birbirlerine dokunup sevgiyle; gözleri birbirlerinin gözlerinde insanlar, dışındayım bu kalabalığın.

Ellerim alkış tutuyor, bedenim sarhoş ve ruhum yorgun argın; dermansız derdiyle bir başına harp ediyor.

Rollerinde başarısız bir oyuncuyum bu gece; elindeki kadeh, dudağındaki yarısı silinmiş kırmızı ruj ve canını acıtan topuklu ayakkabılarıyla. Ucuz bir orospuyum gecenin karanlığında pazarlığını yarım yamalak yapmış.

Kenarındayım sevdanın en karanlığında, bir büyücü edasıyla.

Gizliyim saklıyım ve manasızım. Hiç var olmamışım bu dünyada.

Minik çantamdan çıkarttığım sigaramın bile bana isyanı var bu gece. Çakmağım çakmıyor ısrarla. Ellerim titriyor tüm geçmişimin yorgunluğuyla. Kalbim atıyor, bazen hırsla bazen yorgunlukla, uzun aralıklarla. Nefes alamadıkça yudumluyorum günahımı hırsla ve tarifi imkansız bir yıkımla.

Buradayım, en arkada.

Gözlerimi kırpmadan izlerken etrafımı; ruhum firarda. Gökyüzü, kuşlar ve bir takım özgürlüklerin peşinde. Sen, çok uzakta. İtirafsız bir günah sarmış bedenimi, çözüm yok, çare yok, çıkış yok, kaçış yok. Yara bere içinde, tedavisi imkansız bir hastalıkla boğuşurken ben ve gömerken kendimi usul usul kendi mezarıma, çıkışlar arıyorum sana bu dikenlerle donatılmış mezarda.

Ne demiştik?

Ben kenarda…

Oturdum ayakkabılar ayağımı acıtınca…

İzliyorum. Kenarda.

Konuşuyorlar hakkımda, üzerime dikilen gözleri hissediyorum. Eller ağızlarının kenarında akan kelimeler görülmesin diye.

Neden yalnız diyorlar tanımadan yaralarımı. Yakıştırıyorlar sevdiklerine aciz ruhumu, bilmeden çıkmaz sokaklarımı. Üzerimde pahalı bir elbise ve ayaklarımda ruhumu bedenimden çok acıtan bu ayakkabılar…

Kenarda duruyorum herkesten uzak. Örtüyorum yaralarımı en edepli şekilde. Bacak bacak üstünde ve ellerim göğsümde, gülüyorum bir şeyim yok benim dercesine. Küpemi düzeltiyorum, bilekliğimi bi tur döndürüyorum, gülüyorum. İyiyim ben diyorum herkese kendimce, üzerimde güzel ama rahatsız bir elbise ve canımı acıtan şık ayakkabılarım.

Bir kenardayım. Senin görmediğin bir yerde.

Bir şişenin dibindeyim, huzurun en güzel yerinde.

Bir gülümsemenin en çapkın en flörtöz halindeyim umarsızca.

Evet, sendeyim.

Bir kenardayım sevgilim, kalbinin en derin köşesinde. Tam da o kaybettiğin masumiyetteyim, elinden kayıp giden huzurdayım ve beni konduramadığın yüceliğin en değerli mertebesinde.

Ucuz bir orospuyum senin karanlığında, günışığına hasret sevdanın peşinde kendini tüketmiş bir keşişim bilgeliğinde ve seninim aslında tükenmişliğimde.

Ben kenarda köşedeyim, kendi pişmanlığında yıkanmış bir aziz edasıyla yürüyorum yolunda. Rujum bozuk, ruhum bozuk, topuğum kırık ve o çok sevdiğin küpelerimden biri kayıp…

Kenarındayım tüm hayatımın, ellerim kırık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.